Kan Örneklerinin Alınması

Kan alımından önce verilecek bilgi ve talimatlar;

Hasta üzerinde uygulanan bütün prosedürler hastanın bilgilendirilmiş onamını gerektirir. Hasta, rutin laboratuvar prosedürlerinin çogunda, istek formunu laboratuvara sundugunda ve isteyerek genel kan alma prosedürünü (örnegin, kan almak için damarı delme işlemi) kabul ettiginde bu işlem onam anlamına gelebilir. Merkezlerden alınan kanlar laboratuvara geldiginde hastanın Numune Alma El Kitabındaki bilgiler ve öneriler dogrultusunda bilgilendirildigi ve onayının alındıgı kabul edilir.

Venöz Kan Alımında Riskler nelerdir?

• Hastaya işlemi açıklayınız, Venden kan örnegi alınırken küçük de olsa hematom gelişebilecegi, hafif agrı hissedilebilecegi, baş dönmesi yaşanabilecegini belirtiniz. Çok düşük oranda problem gelişme riski bulundugunu söyleyiniz.
• Ignenin giriş yerinde küçük bir zedelenme gelişebilecegini, bu zedelenme riskinin kan alımından sonra birkaç dakika süreyle basınç uygulanarak giderilecegini belirtiniz.
• Nadir durumlarda kan alımından sonra ven şişebilir. Bu problem flebit olarak adlandırılır. Bu durum gelişirse günde birkaç defa ılık kompres uygulanarak tedavi edilebilecegini söyleyiniz.
• Kanama bozuklugu olan kişilerde kan alınan yerden devam eden bir kanama gözlenebilir. Aspirin, varfarin (kumadin) ve diger kanı sulandırıcı ilaçlar kanamaya yol açabilir. Kanama veya pıhtılaşma problemleriniz varsa veya kanı sulandırıcı ilaç kullanıyorsanız kan alımından önce doktorunuza bilgi vermeniz gerekir diye söyleyiniz.
• Hasta, kan verme işlemi esnasında daha önceleri bayılma hikayesi belirttiyse amonyaklı inhalanları hazır bulundurunuz. Kan tüplere alınırken vakum eksikligi veya ven kollapsı nedeniyle ikinci bir defa kan alma işleminin gerekebilecegini söyleyiniz.

Venöz Kan Alımı:

Kan alma standart koşullar altında gerçekleştirilmelidir. Mümkünse aşagıdaki şartları karşılayıp hastanında uymasını saglayınız.

• Sabah 8.00 den itibaren kan alma ( özel testler için zorunlu saatlere uyulur) Ilaç tedavisinin sürdügü durumlarda örnegin alınması sabah ilaç alımından önce yapılmalıdır.

• Son 3 günde agır fiziksel aktivite olmaması
• Kan almadan birkaç gün öncesine kadar alkol alınmaması (özellikle son 24 saat içinde)
• 10–12 saatlik açlık (16 saatten uzun olmamalıdır)
• Test icin kan vermeye gelmeden önceki gece saat 22:00’den sonra su hariç hiçbir şey yenilip içilmemesi önerilir.
• Aynı pozisyonda kan alma (oturarak ya da yatarak)
• Kan almadan önce 10 dakika rahatlama için zaman verme
• Kan almadan önce hastanın beklerken oturması saglanır.

Kan alma işlemi bittikten sonra bölgeye 1-2 dakika basınç uygulanır ve hastaya mutlaka yapması için hatırlatılır.

Dikkat Edilecek Noktalar;

• Kan alma işleminden önce ellerinizi iyice yıkayınız.
• Hastanın kimligini dogrulayın. Bunu hastanın ismini sorarak veya kimlik kartını görerek yapabilirsiniz.
• Hasta sandalye veya koltuga rahat bir pozisyonda oturmalı, kolunu düz bir şekilde uzatarak kolluga yerleştirmelidir. Kol dirsekten bükülü halde olmamalıdır, hastanın kolunu omuzdan bilege kadar düz uzatmasını saglayın.
• Oturarak/yatarak ve ayakta durarak kan alma pozisyonları, sonuçları ciddi anlamda etkiler. Çogunlukla biyokimya ve hematolojik ölçümler etkilenmektedir. Yatarak ve oturma pozisyonu arasındaki fark % 5-15' dir!
• Büyük yaralı veya hematomlu koldan, mastektomili kadınlarda memenin alındıgı taraftaki koldan, iyileşmekte olan yanık alanlarından kan alınmamalıdır. Hematom bölgesinden alınan numuneler hatalı test sonuçlarına yol açabildigi için diger bir ven bölgesi mevcut degilse numune hematomun alt kısmından alınabilir.
• Hastadan ne kadar hacimde kan alınacagını belirleyin, istenen testler için uygun sayıda ve türde tüp ve uygun igne seçip hazırlayın.
• Eger venöz kan toplayacaksanız, uygun veni seçin. Büyük ve dolgun venleri seçmek için her iki kolu kontrol edin. Yetişkinlerde antekubital fossada kalın ve derinin yüzeyine yakın veni tercih edebilirsiniz.
• Kan alınacak bölgenin çevresini, %70'lik izopropanolle doymuş gazlı bezle, dairesel hareketlerle ve kan alma bölgesinden dışa dogru temizleyin. Hemolizi ve hastadaki yanma duyusunu önlemek için bölgenin hava ile kurumasını saglamalısınız.
• Kan alma bölgesinin 10-15 cm üzerinden turnikeyi uygulayıp, Işaret parmagı ile venlerin geçiş yolunu palpe edin. Alım yapılacak ven bölgesine gerekirse işaret parmagı ile ve ikinci parmakla hafifçe vurarak venin dilate olmasını saglayın. Hastanın yumrugunu bir iki defa açıp kapamasını söyleyerek venlerin daha belirgin olması da saglanabilir ama aşırı el pompası kan akımını aktive etmek için gerekli degildir ve kaçınılmalıdır, bu hareket plazma potasyum, fosfat ve laktat konsantrasyonlarını arttırır. Damara girme ve kan alma kola turnike baglandıktan sonra 1 dakika içinde tamamlanmalıdır. Eger yeniden kan almanız gerekirse diger kol kullanılmalıdır. Kola uzun süre turnike uygulanması sonucu protein konsantrasyonunda, proteine baglı ve hücresel komponentlerde artışa sebep olabilir.
• Infüzyon yapılıyorsa infüzyon 3 dakikalıgına durdurulmalı ve sonra tercihen diger koldan kan alınmalıdır.
• Vakumlu kan tüpüne kan almak için, kan alma tüpü tutucusuna ignesini vidalayın. Vene girmek için igneyi, kan alınacak venle hizalayıp, deriye yaklaşık 15 derecelik açı yapacak şekilde venin içine 0,5-1cm itin.
• Igne yerine yerleştikten sonra tüp, tıpayı delmek ve vakumu boşaltmak amacıyla ileri (adaptöre dogru) bastırılmalıdır. Tüpü çok ileri itmeyin, böylece ignenin tüp kapagını delmesi ve vakumun erken kaybına yol açmasını önlemiş olursunuz. Kan tüpün içine akmaya başladıgında igne hareket ettirilmeden turnikeyi gevşetiniz.
• Vakum bitinceye kadar tüp doldurulur, sonra tüp adaptörden çekilir ve yerine başka tüp sokulur.
• Kan alma tüplerine şu sırayla kan almaya özen gösteriniz. Önce katkı maddesiz kırmızı yada sarı kapaklı düz tüplere sonra sitrat içeren mavi kapaklı koagülasyon tüplerine sonra sıra ile kırmızı yada sarı kapaklı jelli düz tüpler, yeşil kapaklı heparinli tüpler, mor kapaklı, EDTA içeren, hemogram tüpleri ve gri kapaklı okzalat-fluoridli tüplere kan alınız.
• Enjektöre kan almak için, igneyi enjektörün ucuna sıkı bir şekilde yerleştirip ignenin üzerindeki koruyucu plastigi çıkarın.
• Enjektör ve igne kan alınacak vene paralel tutulur ve igne deriye yaklaşık 15 derecelik bir açıyla venin içine itilir. Ven duvarı delinirken ilk anda hissedilen direnç ortadan kalktıgı zaman, enjektördeki basınç gevşer ve piston geri çekilirken enjektöre kan dolar.
• Enjektöre alınmış kanı, hemoliz olmaması için, igneyi enjektörden çıkardıktan sonra, tüp kapagı açılarak hazırlanmış tüplere yavaşça ve tüp kenarından kaydırarak dikkatli bir şekilde aktarın.
• Tüplerin agzını sıkıca kapatın, tüplerin içinde katkı maddesi veya antikoagulan varsa tüpleri yavaşça 5-7 kez alt üst ederek karıştırın.
• Kan alma işlemini tamamladıgınızda, igneyi geri çektikten sonra sızıntı olmaması için hastaya kuru gazlı bez veya pamuk vererek, kan alınan bölgeye 2,5 dakika bastırması ve kolunu yukarıya dogru tutmasını saglayın. Sonra yara bandı yapıştırın.
• Alınan numuneler kan ise aynı gün çalışılmıyorsa +4 °C derecede buzdolabında 1 gece bekletilebilir. Daha uzun süreler kalacaksa serumları ayrılarak -20 °C derecede dondurulup saklanır. Çalışılacagı zaman çözdürülür.
• Serumu ayrıldıktan sonra tüpte kalan kanları ve kan alımında kullandıgınız enjektörlerin piston kısmını kırmızı renkli tıbbi atık torbasına atınız. Kan alma için kullandıgınız igne uçları ve enjektör uçlarını da sarı renkli tıbbi atık kovasına atınız.
• Antikoagülan içeren vakumlu tüplere kan aldıysanız (Sitrat, EDTA, vs.) kan alımı esnasında kanın işaretli çizgiye kadar dolmasına özellikle dikkat edilmelidir. Tüpleri nazik bir şekilde en az 5-6 defa alt üst etmeyi unutmayın ve kesinlikle çalkalamayın!
• Tüm tüpleri hastanın ismi veya kimlik numarası, kan alınan saat ve tarih ve kan alan kişinin baş harflerinin yazılı oldugu barkodla etiketleyip, Test Talep Formundaki doldurulması gereken bilgileri kontrol edin.
• Serumları ayırmadan önce kırmızı yada sarı kapaklı tüpleri tercihen dik pozisyonda 10-20 dakika süreyle (45 dakikayı geçmemeli) pıhtılaşmaya bırakın.

Kan Örneklarinin Korunması ve tekrar alınması gereken durumlar

Kan alımı sonrası örnekler direk güneş ışıgı almayacak şekilde pıhtılaşma süreci bitene dek oda ısısında bekletilir. Bu süre genellikle 30 dakika kadardır. Tam kan, sitratlı tam kan, EDTA’lı tam kan örneklerinin uzun süre saklanması; örnekteki elektrolit konsantrasyonlarında, enzimlerin aktivitesinde, hematoloji ve pıhtılaşma parametrelerinde çeşitli degişikliklere yol açar.

Hemoliz:

Hemoliz, eritrositlerin parçalanmasıdır. Hafif, orta veya ileri derecede olabilir. Hemoliz sonucunda, eritrosit içindeki maddeler seruma geçerler. Serumda hemoglobin konsantrasyonu 20 mg/dL'nin üzerinde olursa hemoliz oldugu gözle anlaşılır. Hemoliz olması durumunda hücre içindeki konsantrasyonları hücre dışındakinden yüksek olan maddelerin serumdaki konsantrasyonları anormal yüksek bulunur. Hemoliz durumunda yüksek bulunan maddeler şunlardır: Özellikle K ve Mg olmak üzere Aldolaz, Asit Fosfataz, LDH enzimleri ile Fosfor. Genel bir ifade olarak hemoliz, 400-500 nm arasında okunan deneyleri bozabilir.

Hemolizin üç nedeni vardır bunlar zaman, ısı ve travma'dır.

• Zaman: Kanı santrifüj etmeden 2 saatten fazla bekletmek genellikle bir miktar hemolize yol açar. Santrifüj etmeden önce kanın pıhtılaşması için en az 10-20 dakika beklenmelidir.
• Isı: Kan hiçbir zaman sıcak bölgede örnegin sıcak arabada, sıcak güneş altında bırakılmaz.
• Travma: Ven içinde ignenin hareketi veya venin kollaps olması hemolize neden olabilir.

Çok küçük igne uçlarının kullanılması hemolize yol açabilir. Laboratuvarlar tarafından kullanılan igne uçları genellikle 21 (yeşil uçlu) veya 22 (siyah uçlu) numaradır. 23 numaralı igne ucu (mavi uç) kullanılırsa büyük olasılıkla hemoliz gelişebilir. Sadece çok gerekli durumlarda daha küçük igne uçları kullanılır. Parmak ucundan kan alınırken parmagı sıkmak başlıca hemoliz nedenidir.

Lipemi:

Kanda anormal miktarda yag bulunmasıdır. Sonuçları etkileyen en önemli neden hastanın aç olmamasıdır, bu durumda şu testler etkilenebilir: Glukoz, trigliserid, ALP, üre, amonyak, ürik asit. Eger numuneyi analiz etmek kaçınılmazsa ve yeniden numune alınması imkansızsa, sonuçlar dikkat notu ile birlikte verilir ve hemolizli yada lipemik numune diye belirtilir.

Özet olarak hemolize sebep olan durumlar aşagıdaki gibidir, bunlardan kaçınınız!!!

• Yogun turnike uygulanması
• Sallama
• Enjektöre hızlı çekiş, karıştırma ve enjektörden tüpe hızlı bir şekilde boşaltma
• Sogutma yada ısıtma
• Tamamlanmamış santrifüj
• Serum ayrılması için tam kan olarak uzun süre bekletme ( 2 saatten fazla )
• Hematomlu bölgeden kan alınması
• Kan alma bölgesinin kuru olmaması

TOPUKTAN ALINAN KAN ÖRNEGI

Filtre Kagıdı:

Dogumsal hastalıkların tanısında tarama amaçlı testler için kullanılır.Örnek topugun yan kısmından alınmalıdır.Örnek alınacak alan % 70 propil alkol ile silinmeli ve alkolün fazlası steril gazlı bez ile kurulanmalıdır.Steril lanset ile topuk delinmeli ,ilk damla gazlı bez ile silinmelidir.Ikinci damla kanın filtre kagıdının önünden ve arkasından bakınca tam olarak dolduracak şekilde tamamen absorbe olması saglanır.Daha önce kan emdirilen bölgeye kan emdirilmemelidir.

TAM KAN

Eger test katologuna göre EDTA, heparin yada sitrat’lı kan isteniyorsa; Bu antikoagulanları içeren tüplere tüp üzerindeki işaretli seviyeye kadar kan alındıktan sonra pıhtı oluşmasın diye iyice karıştırılır ama çalkalanmaz. Numune, barkod kullanılıyorsa barkodlanır yoksa hastanın ismi üzerine yazılır, laboratuvara gönderilir.

Not: Eger birden fazla antikoagülanlı tüpe kan alınacaksa, doku tromboplastini kontaminasyonunu en aza indirgemek için sitratlı tüpe ikinci sırada kan alınır.

Serum

Serum numuneleri için miktarın yaklaşık iki katı kan alınmalıdır, örnegin 2 ml serum için 4 -5ml kan alınır. Kan özel serum tüpüne alınır ve içindeki pıhtılaşma faktörünün etkisini artırmak için yavaşça 5-6 defa alt üst edilir. Kanın pıhtılaşması için 10-20 dk. tüp dik pozisyonda bekletilir ve sonra 3000-3500 rpm' de 10 dakika santrifüj edilir. Eger jelli tüp kullanılmamışsa ayrılmış serum transport tüplerine veya serumu düzgün etiketlenmiş ikinci bir serum tüpüne aktarılır. Numune etiketlenir. Bu numune artık transport edilebilir veya saklanabilir.

Plazma

• Kan özel tüplere alınır (Ör. EDTA’lı tüpler);
• Dolum talimatnamesi tam olarak uygulanarak işaretli yere kadar kan alınır.
• İyice karıştırılır (Çalkalanmaz).

Laboratuvarın test kataloguna göre eger plazma istenmişse; EDTA, heparin yada sitrat’ lı özel tüplere alınır. Sonra 10 dk. 3000 rpm’ de santrifuj edilir. Eger gerekiyorsa ayrılmış plazma transport tüplerine aktarılır. Numune etiketlenir. Bu numune artık transport edilebilir veya saklanabilir.

Koagülasyon testleri için kan alma ve hazırlama

Koagülasyon faktör testlerinde dogru sonuçların elde edilebilmesi için örneklerin uygun şekilde hazırlanması gerekir. Uygun olmayan koşullarda örnegin hazırlanması hatalı sonuçlara ve doktorun hatalı yorumlarına yol açabilecektir. Mümkün olabildigince aşagıdaki koşullara uyulması koagülasyon testlerinde dogru sonuçların elde edilmesine katkı saglayacaktır:

• Hasta mümkünse aç olmalıdır, bazı testler için hasta antikoagülan ilaç (heparin veya varfarin) almamış olmalıdır.
• Hastadan alınan kan örneklerini açık mavi kapaklı tüplere (%3.2'lik sodyum sitratlı) konur. Tüpler işaretli çizgiye kadar tamamen dolmalıdır. Doku tromboplastin tarafından koagülasyonun aktive olmaması için kan alımı esnasında doku harabiyetine yol açmamaya çalışmalıdır. Fibrin pıhtıları içeren örnekler reddedileceginden, pıhtılı örnek göndermeyiniz.
• Trombosit içermeyen plazma örnegi hazırlamak için örnek iki defa santrifüj edilir. Kan örnegi alındıktan hemen sonra mümkünse 4°C’ de 3000-3500 devirde 10 dk santrifüj edin. Dikkatli bir şekilde plazmayı hücrelerden ayırın ve plastik bir tüpe koyun ve tekrar 4°C'de 3000-3500 devirde 10 dk santrifüj edin. Dipte yaklaşık 250 ml kalacak şekilde üstteki plazmayı başka bir plastik tüpe aktarın.
• Hasta örnekleri soguk zincir saglanarak 4°C'de laboratuvara gönderilmelidir.
• Istem formunda hastanın klinigi ve varsa kullandıgı ilaçlar ile ilgili kısım doldurulur.
• Örnegin dikkatli bir şekilde hazırlanması geçerli sonuçların elde edilmesini saglayacaktır.

Terapötik ilaç takibi için kan alma

Jelli tüplere örnegin alınması ve depolanması örnekteki bazı ilaçların konsantrasyonunda azalmaya neden olabilir. Örnek miktarına ve saklama süresine baglı olarak bu azalma klinik olarak anlamlı olabilir bu nedenle ilaç düzeylerinin ölçümünde örneklerin jelli tüplere alınması önerilmez, düz jelsiz tüpe alınmalıdır. Ilaç konsantrasyonu genellikle tam kan veya serumdan ölçülür. Örnegin alınma zamanı ilaç konsantrasyonunu etkileyebilmektedir. Dip konsantrasyonlar (dozaj aralıgının sonundaki) antikonvülzan ilaçlar için kullanılırken 'peak' düzeylerin ölçümü bazı antibiyotikler için yararlı olmaktadır. Klinisyenin önerileri dogrultusunda hastadan alınacak kan örneginin zamanı belirlenir. Örnegin lityum için son doz alındıktan 12 saat sonra genellikle kan örnegi alınır.

PCR-analizleri için numune toplama

Polymerase chain reaction (PCR) metodunun yüksek hassasiyetine baglı olarak, aşagıdaki önlemler dikkate alınmalıdır.

• RNA yada DNA ile herhangi bir kontaminasyondan kaçınmak zorunludur, aksi takdirde yanlış pozitif sonuçlar olacaktır.
• Numune toplama esnasında eldiven kullanılmalıdır. Numuneler alındıktan sonra kapak iyice kapatılır ve yeniden açılmaz. Kan alırken antikoagulan olarak PCR' ı baskıladıgı için heparin kullanılmaz.
• EDTA, DNAazları inhibe ettiginden genellikle tüm PCR çeşitlerinde EDTA’lı tam kan tercih edilir, sitratlı tam kan da kullanılabilir.

Web Konsepti | COMPETAN Bilgi Teknolojileri | Profesyonel Web Projeleri - Web Tasarım - Hosting - Alan Adı Tescili - Kişisel Web Sitesi - Şirket Web Sitesi - Kişisel Site - Şirket Sitesi - Şahıs Sitesi - Şahıs Web Sitesi